| # | ||
|
|
||
Daha iyi öğrenmek Yaşadığımız dünya, her gün pek çok yeni şey öğrenmemizi gerektiriyor. Gerek iş hayatımızda, gerek günlük hayatımızda, zamanımızın bir kısmını yeni teknolojiler, yeni kuramlar, yeni yöntemler hakkında birşeyler okuyarak, araştırarak ya da dinleyerek geçiriyoruz. Kuşkusuz öğrenmenin yaşı yok, hayatımız boyunca öğrenmeye devam edeceğiz. Ancak bu kadar yoğun bilgi akışı içinde çoğunun unutulması kaçınılmaz. Bu ay, psikoloji yazarı Kendra Van Wagner’ın daha kolay öğrenme ve öğrendiklerimizi daha etkin kullanmanın yollarını anlatan How to Become a More Effective Learner (Daha Etkin Öğrenme) adlı makalesinden derlediğimiz önerilere yer veriyoruz. Hafızanızı geliştirmeye çalışın Öğrenme, doğrudan hafızayla ilgili olduğundan, hafızanızı geliştirecek teknikleri bilmek işinizi kolaylaştıracaktır. Örneğin konuya odaklanmak, konuyu parçalar halinde anlamaya çalışmak, öğrenmeye çalıştığınız konuyu çağrıştıracak ipuçlarını kullanmak, konuyu görselleştirecek araçlardan yararlanmak (fotoğraflı bir makalenin fotoğrafını dikkatlice incelemek, konuyu daha iyi anlamanızı ve daha kolay hatırlamanızı sağlayacaktır). Sürekli yeni şeyler öğrenmeye çalışın Bilimsel araştırmalar, sürekli yeni şeyler öğrenmek için çaba sarfeden kişilerin beyinlerinde görsel hafızayla ilintili bölümdeki gri madde miktarının arttığını göstermektedir. Zihinsel alıştırmalara ya da öğrenmeye ara verildiğinde ise, gri madde azalmaktadır. Bu durum, beynimizin ve öğrenme yeteneğimizin kullandıkça geliştiğini, kullanılmadıkça köreldiğini gösterir. Aynı zamanda sürekli kullanılan ve üzerine bir şeyler eklenen bilginin zihnimizde tazeliğini koruduğu, diğerlerininse zamanla unutulduğu anlamına gelir. Bu nedenle belli bir konuda öğrenilen bilgiyi depolamak yerine geliştirmeye çalışmak, sürekli pekiştirmek gerekiyor. Beş duyunuzla öğrenin Bilgi, zihnimize beş duyunun farklı kanallarından gelebilir. Öğrenme sırasında ne kadar çok duyu kullanılırsa, bilginin o kadar kalıcı olduğu belirlenmiştir. Yani sadece dinleyerek ya da okuyarak öğrenmektense, hem görerek hem duyarak öğrenmeye olanak veren bir yöntem, bilginin daha kalıcı olmasını sağlamaktadır. Daha açıkça söylemek gerekirse, belli bir konuda belgesel izlemek, aynı konuda resimsiz bir kitap okumaktan daha etkili olabilir. Öte taraftan bir konuyu not alarak dinlemek, sadece dinleyerek öğrenmekten çok daha etkili bir sonuç verir. Öğrendiklerinizi başkalarına aktarın Eğitmenler, öğrenilen bilginin başkalarıyla paylaşılmasının öğrenmeyi pekiştirdiği konusunda hemfikir. Bu nedenle okul çağındaki çocuklara bir ödev verildiğinde, sadece konunun araştırılıp ödevin hazırlanmasını değil, ödevin sınıftaki arkadaşlarıyla paylaşılmasını da teşvik etmektedirler. Pratikte her öğrendiğinizi anlatacağınız bir dinleyici bulamayabilirsiniz. Blog yazmak ya da podcast yapmak, öğrendiklerinizi paylaşmanın başka bir yolu olabilir. Eski bilgilerinizi yenileriyle ilintilendirin Geçmişte öğrenilen bir bilginin yeni bilgilerle ilintilendirilmesi, zihinde bir mantık/ilişki ağı oluşturarak hem eski hem yeni bilginin daha etkin kullanılmasını sağlar. Bu nedenle yeni bir şey öğrendiğinizde, o konuda ya da ilgili konulardaki geçmiş bilgilerinizle ilintilendirin. Öğrendiklerinizi (mümkün olduğunca) pratiğe dökün Gelenksel yöntemlerle birşeyler öğrenmek, okumak, dinlemek ya da kitaplardan/internetten araştırmakla mümkündür. Nasıl ki öğrenirken not almak ya da öğrendiklerimizi konuşarak/yazarak aktarmak daha iyi öğrenmeyi sağlıyorsa, öğrenilen bilgiyi pratiğe dökmek de daha iyi öğrenmeyi sağlar. Bunun en somut örneği, yabancı dil öğrenmektir. Dil öğrenirken kitaptan gramer öğrenmek kadar, konuşma pratiğine de vakit ayırmak hem daha iyi hem daha çabuk öğrenmemizi sağlar. Hafızanızı zorlamayın Öğrendiklerimizi sık sık unuturuz. Belli bir konuda geçmişte öğrendiğiniz bir şeyi hatırlayamıyorsanız, hafızanızı zorlamayın. İnternetten ya da aynı kaynaktan tekrar araştırarark yanıtı bulmaya çalışın. Araştırmalar, hafızanızı zorladığınızda, bu konuyu gelecekte tekrar unutma ihtimalinizin çok yüksek olduğunu gösteriyor. Çünkü hafızayı zorlamak, gelecekte bu konuyla ilgili geçmişe dönüldüğünde gerçek bilgiyi değil hatırlayamama bilgisini çağrıştıracaktır. Kendinize en uygun öğrenme yöntemini keşfedin Herkesin zihni farklı öğrenme yöntemleri karşısında aynı performansa sahip değildir. Çünkü hepimizin zihninin daha yatkın olduğu bir alan vardır ve bu alan hem dünyayı algılayış hem de öğrenme biçimimizi etkiler. Kimi insanlar soyut kavramlara daha yatkınken, kimi insanlar kendilerini sözel olarak daha iyi ifade edebilir. Bu nedenle zihinsel olarak en güçlü olduğunuz yönleri keşfetmek, kendinize en uygun öğrenme yöntemini belirlemenize yardımcı olacaktır. Öğrendiklerinizi sınayın Öğrenciler üzerinde yapılan araştırmalar, ders çalışırken küçük testlerle öğrendiklerini sınayan öğrencilerin öğrenmede daha başarılı olduğunu gösteriyor. Bu hepimiz için geçerli. Öğrendiklerinizi mümkünse sınayarak pekiştirin. Aynı anda birden çok iş yapmayın Günümüzün hızlı yaşamı aynı anda birden fazla iş yapmanın bize zaman kazandırdığı yanılgısını doğuruyor. Sözkonusu öğrenme ve anlama olunca, aksine, konuya odaklanmak ve başka hiçbir şeyle ilgilenmemek gerekiyor. Örneğin TV açıkken gazete okumak ya da internette araştırma yapmak, amacınıza ulaşmak için farkında olmadan daha çok zaman harcamanıza ve yeni bilgileri yeterince iyi kavrayamamanıza neden olur. |
|
|
|
|
||
|
|
||